Kardere Yunanistan (Drimi Rodopis)

DSC03838

Kardere Köyünde İlkler

1976

Köyü il merkeziyle bağlayan yolun yapılması

Köyümüz kategorisinde yayınlandı. 1 Yorum »

KARDERELİ ÖĞRETMENLER MESİREDE BULUŞTU

Kardere köyü öğretmenleri bu gün 07 Ağustos 2010 Cumartesi günü Kardere köyü yakınlarıda Aktoprak’ta (Düzyayla) mesirede buluştular.

Bu yıl ikinci defa tertipledikleri bu buluşmaya Kardereli öğretmenler tam kadro katıldılar.Ahmet ALİ, Mehmet HÜSEYİN, Rıdvan HALİL, İdris HASAN, Erdoğan HÜSEYİN, Şefaytin HASAN, Ahmet HÜSEYİN…Mesire yeri Kardere’ye yaklaşık 10 km mesafede ve kuzey yönündedir.Bu yıl mesire hazırlıklarını öğretmenler arasında, geçen yıl kararlaştırıldığı üzere, yaş sıralamasında ikinci olan öğretmen Mehmet HÜSEYİN üstlenmişti.

Oğlak fırına verilmş ve diğer hazırlıklar yapılmıştı.Saat 11.00′de Kardere köyünde buluşuldu.Köyün kahvesinde topluca kahve içmeden gitmek olmazdı.Kahveler yudumlanıp, ilk sohbetler edildi.Saat 12.00 olmuştu. Yolcu yolunda  gerek. Bazılarımız arabayla, bazılarımız da motosikletle mesire alanına Aktoprak’a (Düzyayla) hareket ettik.

Hava çok sıcaktı. Ancak dağlara tırmandıkça ve rakım yükseldikçe sıcaklık  düşüyordu. Ayrıca yol boyunca ormanları seyretmek, doğanın çeşit çeşit renklerini seyretmek çok zevk veriyor.

Toprak yol olmasına rağmen oraya ulaşmak o kadar da zor olmadı.Binek arabaların da dikkatli sürülürse kolayca ve sorun yaşamadan Aktoprak’a (Düzyayla) gidilebileceğini söyleyebilirim.Evet yollar biraz bozuk, doğru ama, zaten buralar bu bakir olma özelliğini buna borçlu değil mi? Gülü seven dikenine katlanır…

Mesire yerine daha önceden giden, halen Kardere’de ikamet eden genç arkadaşımız, öğretmen Ahmet HÜSEYİN orada bizi bekliyordu.

Burası muhteşem bir yer… Kızılağaç gölgesinde yapılmış bir köşk… Yanıbaşında harıl harıl buz gibi suyuyla akan çeşme… Etrafı çevreleyen kayın ormanı ve hava sıcaklığı köye göre en az 5-6 derece daha düşük…

Burada yaklaşık olarak 5-6 saat kaldık. Fırında pişirilmiş oğlak nefis olmuştu… Salatalar, kavun karpuz, tatlılar ve meşrubatlar hepsi de burada bir başka lezzetliydi… En önemlisi de yanıbaşımızdaki çeşmeden akan su çok “tatlıydı”.

Oradan ayrılırken günü hatırlamak için, bol bol fotoğraflar da çekmeyi ihmal etmedik tabi. Dönüş yolunda Asartepe’nin 700-800 metre yüksekliğine kadar çıktık ve oradan etrafın doyumsuz manzarasını seyretmek, kocaman kayaların üzerinde çevreyi kuşbakışı gözlemlemek heyecan veriyor insana…

Artık akşam oluyordu. Hareket zamanı gelmışti.

Kardere Köyündeki Değirmenler

Kardere köyü bölgenin köklü köylerinden bir tanesidir. Gerek nüfusu bakımından olsun, gerekse konumu bakımından olsun Kardere geçmişte olduğu gibi günümüzde de insanıyla capcanlı gelişmesiyle de örnek bir köy durumundadır.

Bölgemiz insanı ve köyümüz geçmişte zor dönemlerden geçmiştir. Bulgar işgali yıllarında köylülerimiz inanılmaz zorluklarla başbaşa kalmış. Bir yandan elindeki mallar ve erzaklar alınmış, diğer yandan tartaklanmış ve dövülmüştür. Ayrıca isteği dışında buralardan uzak düşenler olmuştur. Öldüürülenler de olmuştur. Bizler bu insanları rahmetle anıyoruz.

Böyle yıllarda, açlık ve sefalet yıllarında değirmenler ve değirmenciler hem köylümüze, hem de çevre köylerden gelenler büyük hizmet etmişlerdir.

Kardere’de iki (2) değirmen varmış. Biri halâ faliyetini sürdürmekte olan değirmendir. Bu değirmen köyün kuzeyinde, çayın yanında bulunmaktadır. Bu değirmen günümüzde birkaç ortak tarafından işletilmeye devam ettirilmektedir. Yüzyıllardan beri geleneksel usül ile getirilen buğday ve mısır gece ve gündüz öğütülmeye devam etmektedir.

Eskiden değirmenler bütün un ihtiyacını karşılıyormuş. Fabrikalar açılınca değirmenler fazla aranmaz olmuştur. Yine de çalışmaya devam etmişlerdir. Çünkü insanlar mısırı değirmene getirmeyi yeğlemişlerdir. Son yıllarda değirmenlere talep bir hayli artmıştır. İnsanlar değirmen ununun daha sağlıklı ve daha leziz olduğunun farkına varmışlardır.

Değirmen su ile çalıştığı için yazın çalışmamaktadır. Sonbaharda ilk yağmurlar düşünce çaya su gelince değirmenci yine değirmene gelir ve çalışmaya başlar.

Kardere’de 1970′li yıllara kadar çalışmış olan ikinci bir değirmen daha vardı. Bu değirmen ise köyün güneyinde çaya yakın bir yerde bulunmaktaydı. Bu değirmen Değirmenci Salih’e aitti. Değirmenlere fazla rağbet olmadığı yıllarda faliyetine ara vermişti. Bunun üstüne 1975-76 yıllarında köyümüzden Hemetli yönüne yol açılırken, dinamit patlatılmıştır. Değirmenin üst yanındaki sarp kayalar havaya uçurulmuş ve değirmen büyük çapta hasar görmüştür. Ondan sonra da bu değirmen tekrar onarılmamıştır.

***********************************

DEĞİRMENLER…

Değirmenleri yöre insanının un ihtiyacının karşılanması için yöre şartlarına göre yapılmış yapılardan biridir. Dereden alınan bir su kolunun değirmene yönlendirilmesi ve bu suyun değirmenin çarkını döndürmesi sonucu çalışan bir mekanizmaya sahiptir.(Devamını okumak için tıkla)

Köyümüzde Çalıştırılan Bölgenin İlk Hidroelektrik Santrali

Köyümüzde 1986 yılına kadar elektrik yoktu. Ancak televizyon köyümüze çok daha önceden gelmişti.

İlk baştan bu alet akü, daha sonra da jeneratör ile çalıştırıldı.


(devamı var)

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.